Kemal Sadık Gökçeli (Yaşar Kemal) Onaylı

Yazar

Biyografi

Yaşar Kemal, asıl adıyla Kemal Sadık Gökçeli, 1923 yılında o dönemde Adana'ya, günümüzde ise Osmaniye'ye bağlı olan Hemite (Gökçedam) köyünde dünyaya gelmiş, Türk edebiyatının ve dünya romanının en büyük ustalarından biridir. Kemal Sadık Gökçeli (Yaşar Kemal), 28 Şubat 2015 tarihinde vefat ettiğinde 91 yaşındaydı. Kürt kökenli bir ailenin çocuğu olan yazarın ailesi, Birinci Dünya Savaşı sırasında Van'dan göç ederek Çukurova'ya yerleşmiştir. Edebiyat tarihinde destansı anlatımı, Çukurova'nın doğasını, efsanelerini ve insanını resmedişindeki ustalığı ile tanınan Yaşar Kemal'in hayatı, kaleme aldığı romanlar kadar sarsıcı, trajik ve mücadele dolu olaylarla şekillenmiştir.

Çocukluk yılları, ruhunda ve fiziksel yapısında derin izler bırakan iki büyük travmayla başlamıştır. Henüz üç buçuk yaşındayken, evlerinin avlusunda kurban kesen halasının kocasını izlediği sırada, bıçağın aniden fırlaması sonucu sağ gözünü kaybetmiştir. Bu fiziksel kaybın acısı henüz taze iken, dört buçuk yaşındayken hayatının en büyük ve en kahredici sarsıntısını yaşamıştır. Babası Sadık Efendi, camide namaz kıldığı sırada, bizzat sokaktan bulup evlatlık edindiği ve büyüttüğü Yusuf tarafından Yaşar Kemal'in gözleri önünde hançerlenerek öldürülmüştür. Bu korkunç cinayete doğrudan şahit olması, küçük Kemal'de ağır bir psikolojik travma yaratmış ve on iki yaşına kadar sürecek olan ağır bir kekemelik yaşamasına neden olmuştur. Kekemeliği yalnızca türkü söylerken ve şiir okurken geçen Yaşar Kemal, kendini tamamen doğaya, Çukurova'nın efsanelerine ve halk edebiyatına vermiştir. Gençlik yıllarında aşıklık geleneğine merak salmış, "Aşık Kemal" mahlasıyla Karacaoğlan geleneğini sürdüren şiirler ve ağıtlar derleyerek halk kültürünün tam merkezinde yetişmiştir.

Eğitim hayatı maddi imkansızlıklar nedeniyle kesintiye uğrayan yazar, ortaokul son sınıfta okulu bırakmak zorunda kalmıştır. Hayata tutunabilmek için pamuk tarlalarında ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük, arzuhalcilik, öğretmen vekilliği ve Adana Ramazanoğlu Kütüphanesi'nde memurluk gibi onlarca farklı işte çalışmıştır. Kütüphanede çalıştığı dönem, onun dünya edebiyatıyla, özellikle de Tolstoy, Çehov, Stendhal ve Homeros gibi büyük ustalarla tanışmasını sağlamış; aynı dönemde Orhan Kemal ve Abidin Dino gibi isimlerle kurduğu dostluklar edebi ve siyasi vizyonunu genişletmiştir.

1950 yılında komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklanıp Kozan Cezaevi'nde bir yıl hapis yatan yazar, serbest kaldıktan sonra 1951 yılında İstanbul'a göç etmiştir. Burada, ünlü Cumhuriyet gazetesinde fıkra ve röportaj yazarı olarak işe başlamış, siyasi geçmişi ve polis takibi nedeniyle yazılarında "Yaşar Kemal" imzasını kullanmaya karar vermiştir. Gazetecilik yıllarında Anadolu'yu karış karış gezerek yazdığı röportajlar, ona büyük bir ün kazandırmış ve "röportaj" kavramını Türk edebiyatında edebi bir türe dönüştürmüştür.

Edebi kariyerindeki asıl devasa sıçrama, 1955 yılında yayımlanan ve dünya çapında bir başyapıt kabul edilen "İnce Memed" romanıyla gerçekleşmiştir. Ağalık sistemine, zulme ve adaletsizliğe karşı dağa çıkan, halkın hakkını savunan bir eşkıyanın destanını anlatan bu eser, onu sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en çok okunan yazarlarından biri haline getirmiştir. İnce Memed serisini otuz sekiz yılda dört cilt olarak tamamlamıştır. Edebi hayatı boyunca sadece tekil romanlar değil, devasa nehir romanlar (üçlemeler ve dörtlemeler) kaleme almıştır. "Dağın Öte Yüzü" üçlemesi (Ortadirek, Yer Demir Gök Bakır, Ölmez Otu), "Akçasazın Ağaları" serisi (Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yusufçuk Yusuf), kendi hayatından otobiyografik izler taşıyan "Kimsecik" üçlemesi ve göç mübadelesini anlattığı "Bir Ada Hikayesi" dörtlemesi Türk edebiyatının temel taşları sayılmaktadır. "Teneke", "Yılanı Öldürseler", "Ağrıdağı Efsanesi" ve "Binboğalar Efsanesi" gibi eserleriyle de epik anlatımın zirvesine çıkmıştır. Eserlerinde her zaman ezilenin, yoksulun ve doğanın yanında yer almış; Çukurova'nın folklorik zenginliğini modern roman teknikleriyle kusursuzca harmanlamıştır.

Eserleri dünya çapında kırktan fazla dile çevrilen Yaşar Kemal, bu küresel başarıyı büyük ölçüde 1952 yılında evlendiği ilk eşi Thilda Serrero'ya (Tilda Kemal) borçludur. Çok iyi derecede dil bilen Tilda Kemal, yazarın eserlerini İngilizceye ve diğer dillere çevirerek onun uluslararası arenada tanınmasını sağlamış en büyük destekçisidir. Bu diplomatik ve edebi başarıların neticesinde Yaşar Kemal, 1973 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazar olarak tarihe geçmiştir. Kariyeri boyunca insan hakları ve barış mücadelesinden asla taviz vermemiş; 1960'lı yıllarda Türkiye İşçi Partisi'nde (TİP) merkez yürütme kurulu üyeliği yapmış, Kürt sorunu ve azınlık hakları konusunda yazdığı yazılar nedeniyle defalarca DGM'de (Devlet Güvenlik Mahkemesi) yargılanmıştır.

Edebiyata ve barışa olan katkılarından dolayı kariyeri boyunca Fransa Cumhuriyeti Legion d'Honneur Nişanı, Alman Kitapçılar Birliği Barış Ödülü, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ve sayısız uluslararası onur nişanına layık görülmüştür. 2001 yılında elli yıllık hayat arkadaşı ve çevirmeni Tilda Kemal'i kaybeden yazar, 2002 yılında Ayşe Semiha Baban ile ikinci evliliğini gerçekleştirmiştir. Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015 tarihinde çoklu organ yetmezliği sebebiyle 92 yaşında İstanbul'da hayatını kaybetmiştir. Ardında bıraktığı otuzu aşkın roman, sayısız röportaj, doğa ve insan sevgisi, barış ve adalet mücadelesiyle, sadece bir yazar değil, Türkiye'nin evrensel vicdanı olarak edebiyat tarihindeki ölümsüz yerini almıştır.

Kariyer Geçmişi

Yıl Proje Adı Rol
2015 - 2015 Vefatı
28 Şubat 2015 tarihinde solunum güçlüğü ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle İstanbul'da 92 yaşında hayata veda ederek edebiyat dünyasını yasa boğmuştur.
Efsanevi Yazar
1952 - 2001 Thilda Serrero ile Evlilik
Eserlerini dünya dillerine çevirerek uluslararası başarı kazanmasını sağlayan Tilda Kemal ile evlenmiş ve bu evlilik Tilda Kemal'in vefatına dek sürmüştür.
1938 - 1949 Gençlik Yılları ve İşçilik
Ortaokulu terk etmek zorunda kalarak Çukurova'da ırgatlık, arzuhalcilik, traktör şoförlüğü ve kütüphane memurluğu gibi çeşitli işlerde çalışmıştır.
İşçi & Memur
1927 - 1928 Çocukluk Travmaları
Çok küçük yaşta bir kaza sonucu sağ gözünü kaybetmiş, ardından babasının gözleri önünde evlatlıkları tarafından öldürülmesine şahit olarak ağır bir kekemelik süreci yaşamıştır.
Birey
Yıl Proje Adı Rol
2008 - 2008 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü
Türk edebiyatına ve kültürüne yaptığı eşsiz katkılar sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti tarafından verilen en üst düzey kültür ödülünü almıştır.
Ödül Sahibi
1997 - 1997 Alman Kitapçılar Birliği Barış Ödülü
İnsan hakları, barış ve edebiyata yaptığı küresel katkılarından ötürü Almanya'nın en prestijli barış ve edebiyat ödülüne layık görülmüştür.
Ödül Sahibi
1984 - 1984 Legion d'Honneur Nişanı
Edebiyat alanındaki uluslararası üstün başarılarından dolayı Fransa devleti tarafından Commandeur (Kumandan) derecesinde Legion d'Honneur nişanı ile ödüllendirilmiştir.
Ödül Sahibi
Yıl Proje Adı Rol
1997 - 2012 Bir Ada Hikayesi Dörtlemesi
Türkiye ve Yunanistan arasındaki nüfus mübadelesini, savaşın yıkıcılığını ve barış arayışını anlattığı dört devasa romanlık serisini tamamlamıştır.
Yazar
1980 - 1991 Kimsecik Üçlemesi
Yağmurcuk Kuşu, Kale Kapısı ve Kanın Sesi romanlarından oluşan, otobiyografik ögeler barındıran üçlemesini edebiyat dünyasına kazandırmıştır.
Yazar
1976 - 1976 Yılanı Öldürseler
Kendi çocukluk travmalarından da izler taşıyan, kan davası ve namus baskısı nedeniyle annesini öldürmek zorunda kalan bir çocuğun psikolojisini kaleme almıştır.
Yazar
1974 - 1974 Demirciler Çarşısı Cinayeti
Çukurova'daki iki köklü ağa ailesi arasındaki kan davasını ve kapitalistleşme sürecindeki yozlaşmayı anlatan Akçasazın Ağaları serisinin ilk kitabını yazmıştır.
Yazar
1971 - 1971 Binboğalar Efsanesi
Yerleşik hayata geçmeye zorlanan ve gelenekleri yok olan Yörüklerin yaşadığı dramı ve yozlaşmayı anlatan kült romanını yayımlamıştır.
Yazar
1970 - 1970 Ağrıdağı Efsanesi
Anadolu halk efsanelerinden beslenerek Ahmet ile Gülbahar'ın destansı ve trajik aşkını kaleme almıştır.
Yazar
1963 - 1963 Yer Demir Gök Bakır
Yoksulluk ve çaresizlik içindeki köylülerin kendi yarattıkları bir efsaneye (ermişe) sığınma psikolojisini işleyen üçlemenin ikinci kitabını yayımlamıştır.
Yazar
1960 - 1960 Ortadirek (Dağın Öte Yüzü 1)
Yalak köylülerinin pamuk toplamak üzere Çukurova'ya inmek için verdikleri doğa ve yoksulluk mücadelesini anlattığı Dağın Öte Yüzü üçlemesinin ilk kitabını yayımlamıştır.
Yazar
1955 - 1955 Teneke
İdealist bir kaymakamın, Çukurova'daki çeltik ağalarına karşı verdiği mücadeleyi ve kasaba halkı tarafından teneke çalınarak kovuluşunu anlatan romanını yazmıştır.
Yazar
1955 - 1955 İnce Memed (1. Cilt)
Ağalık sistemine isyan ederek dağa çıkan İnce Memed'in efsanesini anlattığı, dünya çapında bir başyapıt kabul edilen romanının ilk cildini yayımlamıştır.
Yazar
Yıl Proje Adı Rol
1952 - 1952 Sarı Sıcak
Çukurova insanının açlık, yoksulluk ve doğa ile olan mücadelesini anlattığı ilk öykü kitabını yayımlamıştır.
Yazar
Yıl Proje Adı Rol
1951 - 1963 Cumhuriyet Gazetesi Röportajları
İstanbul'a yerleşerek Cumhuriyet gazetesinde Yaşar Kemal adıyla yazmaya başlamış ve Anadolu'yu gezerek yazdığı röportajlarla edebiyat dünyasında büyük ses getirmiştir.
Gazeteci & Röportaj Yazarı
Yıl Proje Adı Rol
1950 - 1951 Kozan Cezaevi Süreci
Siyasi düşünceleri ve komünizm propagandası yaptığı iddiaları nedeniyle tutuklanarak Kozan Cezaevi'nde bir yıl hapis yatmıştır.
Tutuklu
Kemal Sadık Gökçeli (Yaşar Kemal)
Doğum 6 Ekim 1923
Yaş 102 yaşında
Doğum Yeri Hemite, Osmaniye, Türkiye
Vefat Tarihi 28 Şubat 2015
Vefat Yeri İstanbul, Türkiye
Burç Terazi
Meslek Yazar
Kariyer 21 proje
Görüntülenme
813,342
Beğeni
76,391